Önsöz — 1999'dan
Kayda hiç geçirilmemiş bir başlangıç vardır. 1999'da, adlarını dahi geride bırakmayanlar ilk kez tek bir odada toplandılar ve birbirlerine karşı dürüst olmaya ahdettiler. O günden bu yana bu topluluk, şehirden şehre, nesilden nesle sessizce aktarılmıştır. Sınırları, dilleri, çağları aşmıştır. Bizler bu silsilenin en son halkasıyız. Bizden önce bu sessizliği muhafaza edenler vardı ve bizden sonra onu miras alacak olanlar olacaktır. ZAVOS bir marka değildir. Bir soydur.
Bu soy üç sebepten ötürü hiçbir zaman kesintiye uğramamıştır. Birincisi, hiç kimsenin yüzü dikkatsizce ifşa edilmemiştir. İkincisi, hiç kimsenin bedeni dikkatsizce ihmal edilmemiştir. Üçüncüsü, hiç kimse bu topluluk vasıtasıyla kendi kesesini doldurmamıştır. Bu üç sütun yıkılmadığı müddetçe ZAVOS da yıkılmayacaktır.
Birinci Kısım — Beyanname
Doğruluk ve Hürriyet Üzerine
Kendisine karşı dürüst olmayan bir hayatın insan ruhunu yavaşça aşındırdığını ve toplumsal baskının fıtrî sevgi ile arzuyu çarpıtarak biçimsizleştirdiğini beyan ederiz. İnsanlık, uzun çağlar boyunca ahlak adına insanın en mahrem hakikatlerini denetlemiş ve damgalamıştır. Bunun bedeli olarak dünya iki yüz taşır hâle gelmiştir — dışarıda vakur, içeride hilekâr.
Biz bu ikiyüzlülüğü reddederiz. Doğruluğu — kişinin kendi arzusuyla kaçınmaksızın yüzleşmesini — Hürriyetin — başkasına zarar vermediği müddetçe kişinin kendi iradesine göre yaşama hakkının — yanı başına, eşit ağırlıkta koyarız. Doğruluktan mahrum Hürriyet, başkalarının sınırlarını çiğneyen başıboşluğa dönüşür; Hürriyetten mahrum Doğruluk ise münferit bir suçluluk hücresinden başka bir şey olmaz. İnsan ancak bu ikisi ahenk içinde durduğunda bütünlüğe erişir.
En mahrem arzularımızın utanç vesilesi değil, tefekkür ve hürmet yoluyla arıtılması gereken hayatî bir yaşam kudreti olduğuna inanırız. Kişi ancak kendisine karşı dürüst olduğunda bir başkasının farklılığını hakikaten kabul edebilir. Muhafaza etmeye koyulduğumuz yegâne müjde budur.
Üç Sütun
Bütün kaidelerimiz üç sütun üzerine kuruludur.
Birincisi, Mahremiyet. Burada edinilen adsız adlar, paylaşılan konuşmalar, temas edilen bağlar — bunların hiçbiri dışarı sızmaz. Sessizlik bir kural değildir; birbirimize borçlu olduğumuz en asgari nezakettir.
İkincisi, Cinsel Sağlık. Bedene duyulan hürmet sözlerle değil, test sonuçlarıyla ispat olunur. Birbirinin güvenliğini teyit etme usulü yerine getirilmeden hiçbir buluşma tamamlanmış sayılmaz.
Üçüncüsü, Kâr Amacı Gütmemek. Bu topluluğu idare eden eller hiçbir karşılık aramaz. Gerekli olan her türlü masraf, bir araya gelenlerce eşit olarak karşılanır — hiç kimse bu doğruluğu kazanç için satmaz.
İkinci Kısım — Anayasa
İktidar bir elde toplandığı anda insanın iyi niyeti kolayca yozlaşır. Aşağıdaki sekiz madde, hiçbir şehrin, hiçbir neslin ve hiçbir önderliğin keyfince aşağı çekemeyeceği zemindir. Bir şehir bu Anayasanın üzerine daha katı kaideler ekleyebilir, fakat altında yatanı asla gevşetemez — kapı yalnızca tek yönde sıkılaşır.
Madde 1 (Felsefe ve Ruh). ZAVOS, Doğruluk ve Hürriyet adlı iki değer üzerinde durur. Üyeler, kendilerine karşı dürüst olmaya ve bu dürüstlüğün bir başkasının hürriyetini asla ihlal etmemesini gözetmeye birlikte söz verirler. Bu ruhu yitiren bir topluluk artık ZAVOS değildir.
Madde 2 (Yaş). On dokuz yaşın altındaki hiç kimse, hiçbir yoldan üye olamaz. Bu sınır istisnasız ve tavizsiz muhafaza edilir.
Madde 3 (Gizlilik). Burada görülen ve işitilen her şey ile herhangi bir kişinin bu mekânda bulunduğu gerçeğinin ta kendisi, ömür boyu süren bir sessizlikle korunur. Bu yemin, kişi ayrıldıktan yahut herhangi bir bağ koptuktan sonra sona ermez. Sessizliğin müddeti yoktur.
Madde 4 (Sağlık ve Güvenlik). Bedenlerin paylaşıldığı herhangi bir buluşmadan önce üye, on iki kategorilik STD/STI testinden geçmeli ve sonuçlar test tarihinden itibaren bir aydan eski olmamalıdır. Bir partnerden sonuçlarını istemek şüphe değil, bir başkasının bedenini onurlandırmak için gösterilebilecek en derin nezakettir; bu teyit kültürü istisnasız olarak karşılıklıdır.
Madde 5 (Rıza). Her türlü temas, yalnızca olumlu ve açık rızayla gerçekleşir. Rıza, sebep gösterme gereği olmaksızın her an geri çekilebilir ve bu geri çekilme bildirildiği anda temas derhâl ve kayıtsız şartsız sona erer. Sessizlik yahut belirsizlik hiçbir zaman rıza olarak yorumlanmaz.
Madde 6 (Kâr Amacı Gütmemek). Önderlik karşılıksız hizmet eder. Toplanma masrafları katılımcılarca eşit olarak karşılanır ve başka hiçbir gerekçeyle para el değiştirmez. Hiç kimse bu topluluktan kazanç sağlamaz.
Madde 7 (Resmî Buluşmanın Sınırları). Önderlik tarafından resmen tertip edilen buluşmalarda (bir Resmî buluşma), en yüksek risk kademesinde (Kırmızı) sınıflandırılan fiiller yasaktır. Risk sınırını aşan herhangi bir hürriyet, yalnızca bu resmî buluşmaların dışında ve yalnızca her ferdin kendi sorumluluğu altında müzakere edilebilir.
Madde 8 (Önderliğin Yetkisi ve Değerlendirilmesi). Üyeler, tutum derecesi ve karşılıklı değerlendirme sistemine hürmet eder ve bu sistem vasıtasıyla teşekkül eden güveni kabul ederler. Önderliğin kararları keyfî iradeye değil, bu sisteme ve onun usullerine dayanır; üyeler de bu kararlara hürmet etmekle mükelleftir. Önderlik de değerlendirmeden asla muaf değildir.
Ek — Tek Yönlü Mandal. Her şehir bu sekiz maddenin üzerine kendi nizamlarını ekleyebilir, fakat yalnızca daha büyük bir katılık yönünde. Hiçbir şehir bu Anayasayı gevşetme yetkisine sahip değildir.
Üçüncü Kısım — Nizam
3-1. Rıza Tatbikatı
Rıza bir beyan değil, her an sürdürülen bir tatbikattır. Herhangi bir temastan önce açık bir dille teyit aranmalı; partnerin cevabı tereddütlü yahut müphem ise ret olarak okunmalıdır. Bir buluşmanın ortasında dahi taraflardan biri durma işareti verirse — ister güvenli sözcük, ister bir hareket, ister tek ve kısa bir söz olsun — diğeri elini derhâl ve kayıtsız şartsız çeker. Reddin karşılanış tarzına, rızanın karşılanış tarzı kadar hürmet edilmelidir.
3-2. Cinsel Sağlık Ayini
Cinsel sağlığı teyit etme usulü utanç verici bir teftiş değil, birbirine sunulan bir ayindir. Bir buluşmaya yaklaşan üye, on iki kategorilik testin sonuçlarını yanında taşır ve talep üzerine partneriyle paylaşır. Test tarihinden itibaren bir aydan eski sonuçlar geçersiz sayılır. Bu teyidi reddeden yahut bundan kaçınan kimse, sırf bu fiiliyle güvenin sınırları dışına çıkmış olur.
3-3. Kültleşmeye Karşı Muhafaza — İktidarın Dağıtılması
Tek bir kişi — bu topluluğa ne kadar uzun süre önderlik etmiş olursa olsun — ilahlaştırılamaz yahut denetimsiz bir iktidarı elinde tutamaz. Bütün yetki usul ve nizam yoluyla dağıtılır; önderliğin mevkii ise her zaman yeniden değerlendirmeye ve tenzile tabi kalır. Karizmadan sakınırız. Karizma kolayca imana dönüşür, iman kolayca sessizlik doğurur ve o sessizlik, nihayetinde, mağdura ait olur.
3-4. Ayrılma Hürriyeti
Katılmak nasıl kişinin kendi seçimi idiyse, ayrılmak da bütünüyle kişinin kendi seçimidir. Ayrılan bir üyeye suçluluk yükleyen yahut ona toplumsal veya iktisadi bir mahrumiyet getiren her türlü fiil ebediyen yasaktır. Ayrılma hürriyeti, her türlü misillemeden ari olarak, tamamen güvence altındadır. (Bununla birlikte, topluluğun bütününün güvenliği için gerekli kayıtlar ayrıca muhafaza edilebilir — bu, ayrılan üyeyi hedef alan bir tedbir değil, herkesi korumak için gereken asgari güvencedir.)
3-5. Kayıtlar Üzerine
Mekânımız yalnızca metinle nefes alır. Sohbet odaları, panolar ve bütün gündelik iletişim yalnızca harflerle yürütülür; fotoğraf ve video orada kendilerine yer bulamaz. Bir fotoğraf yalnızca bu mabedin eşiğini korumak için ve yalnızca bir kez, kabul taramasının tek usulü dâhilinde el değiştirir. O fotoğraf yalnızca kapı muhafızının gözüne ulaşır ve asla teşhir edilmez. Biz yüzleri teşhir etmeyiz. Birbirimizi söz ve gönül vasıtasıyla tanırız.
Dördüncü Kısım — İlmihal
Soru 1. Gizlilikte neden böylesine mutlak surette ısrar ederiz?
Cevap. Dünya dürüst arzuyu bütünüyle kabul edecek mertebeye henüz erişmemiştir. Güvenli bir mabet olmaksızın hiç kimse doğru sözlü olamaz. Gizlilik bizi hapseden duvar değil, doğruluğumuzu muhafaza eden kalkandır.
Soru 2. Hürriyet başıboşluktan nasıl ayırt edilir?
Cevap. Hürriyet, kişinin kendi arzusunun sorumluluğunu üstlendiği ve partnerinin reddini kendi hakları kadar kıymetli tuttuğu yerde mevcuttur. Başıboşluk, partnerin reddine sırt çevirip yalnızca kendi hazzının peşine düşen tutumdur. Rıza olmaksızın salıverilen arzu hürriyet değil, ihlaldir.
Soru 3. Bu mekân neden kâr amacı gütmemekte ısrar eder?
Cevap. Para el değiştirdiği anda güven bir muameleye dönüşür. Önderlik bu topluluktan kazanç sağlasaydı hangisinin önce korunacağı belirsizleşirdi — üyelerin güvenliği mi, yoksa kazanç mı. Bu yol ayrımını bütünüyle ortadan kaldırmak için hiç kimsenin bu topluluktan asla para kazanmayacağını seçtik.
Soru 4. Önderliğin değerlendirme ve kararlarını neden kabul etmeliyiz?
Cevap. Hür bir topluluğun dahi nizama ihtiyacı vardır. Tutum derecesi ve karşılıklı değerlendirme, anonimlik içinde dahi güvenin inşa edilebileceği yegâne terazidir; önderliğin kararları da yalnızca bu terazi ve onun usulleri uyarınca verilir. Buna hürmet edilmezse anonim bir mekân düzensizliğe çöker. Fakat önderlik de bu terazide bir istisna değildir.
Soru 5. Anayasa neden şehirden şehre biraz farklılık gösterir?
Cevap. Çünkü her şehrin karşılaştığı riskler ve kültürler farklıdır. Fakat hiçbir şehir sekiz maddenin altına inemez. Farklılığa yalnızca daha büyük bir katılık yönünde izin verilir.
Beşinci Kısım — Ayin
5-1. Kabul Yemini
(Kat kat kapılardan geçerek nihayet tam üyelik mertebesine erişen kişi tarafından topluluğun huzurunda okunur.)
Arzumla riyakârlığa sapmadan yüzleşir ve kendime karşı dürüst bir hayat yaşamaya yemin ederim.
Başkalarının hürriyetini kendi hürriyetim kadar onurlandırır ve her temasta her şeyden önce açık rıza ararım.
Burada tanıdığım kimselerin varlığını ve sırlarını ömür boyu süren bir sessizlikle muhafaza ederim.
Hürriyetimin bir başkasının huzurunu asla parçalamamasını dileyerek bu mekânda doğru bir gönülle dururum.
5-2. Açılış Rızası
(Resmî bir buluşma başlamadan önce hazır bulunanların tümü tarafından birlikte okunur.)
Bu odanın içinde toplumsal maskelerimizi bırakırız.
İstenmeyen dokunuşu ve istenmeyen bakışı reddetme cesaretini taşır ve bir partnerin reddini memnuniyetle kabul ederiz.
Birbirimizin bedenini ve zihnini aziz tutar ve bu güvenli mabedi birlikte kurarız.
Rıza her an geri çekilebilir ve biz bu iradeye kayıtsız şartsız hürmet ederiz.
5-3. Önderliğe Tayin
(Önderliğe tayin edilen kişi tarafından kendi başına okunur.)
Bana verilen makam iktidar değil, ağır bir hizmettir.
Bu makamı şahsi kazanç yahut tahakküm için kullanmayacağım.
Riyakârlık ve tekelleşme tohumlarını ilk gözeten ben olacağım ve benim de değerlendirme ve denetim altında bulunduğumu unutmayacağım.
Bana duyulan güven bir gün gölgelenirse bu makamdan gecikmeksizin çekileceğim.